Klima Sistemi Bakımı ve Temizleme
Aracımın kliması ilk kez ortalık ısınmaya başladığı bir haziran sabahı beni yarı yolda bıraktı. Üflemesi vardı ama hava neredeyse dışarıdaki kadar ılıktı, üstüne bir de rutubetli, kapalı bodrum kokusu geliyordu. Servise gitmeden önce kendim bakmaya karar verdim ve o gün öğrendiklerim, o zamandan beri her bahar tekrarladığım küçük bir rutine dönüştü. Aslında araç kliması nasıl bakım yapılır sorusunun cevabı çoğu insanın sandığından çok daha basit; işin büyük kısmı temizlik, geri kalanı da düzenli kullanım alışkanlığı. Aşağıda kendi garajımda yaptığım sırayla anlatıyorum.
Önce polen filtresini bulun, gerisi ondan sonra
Klimayla ilgili şikayetlerin belki yarısı tek başına polen filtresinden kaynaklanıyor. Benim aracımda torpido gözünün arkasında, plastik bir kapağın altında duruyordu; bazı modellerde ön cam altındaki paneli ya da pedal bölgesindeki kapağı sökmek gerekiyor. İlk çıkardığımda filtre gri değil kahverengiydi, aralarında kuru yaprak parçaları, çam iğneleri, hatta bir tohum kabuğu vardı. Böyle bir filtreyle klimanın üfleme gücü düşer, motor yükü artar, cam buğu çözme de yavaşlar.
Filtreyi değiştirirken dikkat ettiğim üç şey var:
- Filtrenin üzerindeki hava akış yönü okunu eski filtreden not etmek; ters takmak performansı düşürüyor.
- Yuvayı takmadan önce elektrik süpürgesiyle veya nemli bezle temizlemek; alt kısımda genelde birikmiş yaprak tozu oluyor.
- Karbonlu (aktif karbon katkılı) tipi tercih etmek. Koku ve egzoz gazlarını tutması gözle görülür fark yaratıyor.
Ben bunu her yıl bahara girerken, filtre grubunun geri kalanıyla aynı hafta yapıyorum. Motor hava filtresi ve yakıt filtresi kontrolüyle birlikte tek seferde bitirmek hem zaman hem para kazandırıyor.
Kokunun kaynağı evaporatör: hava yollarını temizlemek
Filtreyi değiştirdim, koku azaldı ama tamamen gitmedi. Çünkü asıl kaynak torpidonun içindeki evaporatördü. Klima çalışırken bu parça buz gibi soğur, üzerinde yoğuşma suyu oluşur ve o nemli yüzey toz, polen ve mikroorganizma için ideal bir ortam yaratır. Zamanla küflü bir tabaka oluşuyor, klimayı açtığınız ilk saniyelerde yüzünüze gelen o koku tam olarak bu.
Temizlik için köpüklü klima temizleyici spreyler kullanıyorum. Uzun hortumlu olanları, polen filtresi yuvasından ya da evaporatörün drenaj hattından içeri sokup evaporatör yüzeyine sıkmak gerekiyor. Uyguladığım sıra şöyle:
- Motoru ve klimayı kapatıyorum, filtreyi çıkarıyorum.
- Hortumu yuvadan içeri, evaporatörün yüzeyine denk gelecek şekilde uzatıp köpüğü boşaltıyorum.
- Ürünün önerdiği süre kadar (genelde 15-20 dakika) bekliyorum. Köpük eriyip kirle birlikte drenaj hortumundan aracın altına akıyor; aracın altında damlama görmek iyi işaret.
- Yeni filtreyi takıyorum, motoru çalıştırıp klimayı kapalı, fanı en yüksek kademede ve iç hava sirkülasyonunu kapalı tutarak 10 dakika kanalları havalandırıyorum.
Bir de drenaj hortumu var; genelde ön yolcu tarafında, aracın alt gövdesinden dışarı bakan ince lastik bir uç. Tıkanırsa yoğuşma suyu içeride birikir, halı altı ıslanır, cam sürekli buğulanır. İnce bir plastik parça ya da basınçlı hava ile açıyorum, asla sert tel sokmuyorum.
Soğutmuyorsa: kondenser, gaz ve kompresör kayışı
Hava yolları temiz ama soğutma hâlâ zayıfsa gözümü ön tarafa çeviriyorum. Kondenser, radyatörün önünde duran ve gazın ısısını dışarı atan ince kanatlı bir eşanjör. Böcek, çamur ve yol kirinden dolayı tıkanmışsa klima özellikle şehir içi trafikte hiç soğutmaz. Hortumu düşük basınçla, kanatlara paralel şekilde tutup yıkıyorum; yüksek basınçlı yıkayıcı kanatları yatırıp işi büsbütün bozuyor. Bu iş radyatör ve soğutma sistemi bakımıyla birlikte yapılınca çok mantıklı, çünkü ikisi aynı hava akışını paylaşıyor.
Kendim yapabildiğim diğer kontroller:
- Kompresör kayışı: Çatlak, parlamış yüzey ya da gevşeklik varsa klima devreye girdiğinde ciyaklama duyulur. Kemer ve hortum kontrolünü zaten periyodik yapıyorum.
- Kompresörün devreye girip girmediği: Klimayı açtığımda kasnağın ortasındaki kavramanın "tak" sesiyle döndüğünü ve rölanti devrinin hafif yükseldiğini kontrol ediyorum.
- Yağ lekesi izi: Boru rakorlarında yağlı, tozlu bir birikinti varsa orada gaz kaçağı olma olasılığı yüksek.
Gaz dolumu konusunda dürüst olayım: manifold saatli set ve terazi olmadan yapılan "market spreyi" dolumlarından uzak duruyorum. Sistem kapalı devre, gaz kendiliğinden bitmez; azaldıysa bir kaçak var demektir. Kaçak bulunmadan doldurulan gaz birkaç ay içinde yine gidiyor, üstelik fazla doldurmak kompresörü öldürüyor. Vakumlama ve doğru miktarda dolum bende servis işi.
Klimayı öldürmeyen kullanım alışkanlıkları
Bakımın en ucuz kısmı burası ve tamamen bedava. Kışın klimayı hiç açmayan bir tanıdığımın keçeleri kuruyup gaz kaçırdığına şahit oldum. O yüzden:
- Kış aylarında da ayda bir, 10 dakika kadar klimayı çalıştırıyorum. Yağ dolaşır, keçeler n